Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; grubun büyüme stratejisini, farklı markalarla oluşturduğu iş ekosistemini, sektördeki dönüşümü ve gelecek dönem hedeflerini konuştuk. Öner Çelebi; “Başarılı iş yaşamınızın arkasındaki hikâyeyi dinlemek isteriz. Kendinizden ve kariyerinizin şekillenme sürecinden bahseder misiniz?” Elektrik mühendisliği eğitimimin ardından kariyerime proje yönetimiyle başladım. Sahanın içinde olmak, farklı sektörlerdeki
Omega Grup Yönetim Kurulu Başkanı Öner Çelebi ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; grubun büyüme stratejisini, farklı markalarla oluşturduğu iş ekosistemini, sektördeki dönüşümü ve gelecek dönem hedeflerini konuştuk.
Öner Çelebi; “Başarılı iş yaşamınızın arkasındaki hikâyeyi dinlemek isteriz. Kendinizden ve kariyerinizin şekillenme sürecinden bahseder misiniz?”
Elektrik mühendisliği eğitimimin ardından kariyerime proje yönetimiyle başladım. Sahanın içinde olmak, farklı sektörlerdeki yatırımcılarla çalışmak ve projelerin tüm aşamalarını deneyimlemek bana çok önemli bir bakış açısı kazandırdı. O yıllarda şunu fark ettim; müşterilerin ihtiyacı yalnızca kaliteli bir proje teslimi değil, işlerinin sürekliliğini sağlayacak güvenilir bir çözüm ortağıydı. Omega Grup’un gelişim hikâyesi de aslında bu ihtiyaçlardan doğdu. Önce mühendislik, ardından pano üretimi, teknik hizmetler ve dijital çözümler derken birbirini tamamlayan bir ekosistem oluşturduk. Bugün hâlâ aynı anlayışla hareket ediyoruz. Teknolojiye yatırım yaparken insan kaynağını ihmal etmemeye, değişen ihtiyaçları doğru analiz etmeye ve uzun vadeli değer üretmeye odaklanıyoruz. Bence sürdürülebilir başarının temelinde de tam olarak bu yaklaşım yatıyor.
Omega Grup’un bugün geldiği noktayı nasıl özetlersiniz?
Bugün Omega Grup, yalnızca farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketlerden oluşan bir yapı değil; birbirini besleyen uzmanlıkların oluşturduğu entegre bir mühendislik ekosistemi. Mühendislikten pano üretimine, teknik işletmeden dijital operasyon yönetimine kadar geniş bir hizmet zincirini tek çatı altında sunabiliyoruz. Bu yapı sayesinde müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm üretebiliyor, projelerin tüm yaşam döngüsünde yanında olabiliyoruz. Son yıllarda özellikle dijitalleşme, ihracat ve insan kaynağı yatırımlarına ağırlık vererek büyümemizi sadece finansal göstergelerle değil, kurumsal yetkinliklerimizi geliştirerek de destekledik. Bugün geldiğimiz noktayı, uzun yıllara dayanan mühendislik birikiminin teknolojiyle birleşmesinin doğal sonucu olarak görüyoruz.
2025’i 61 milyon dolar ciroyla kapattınız. Bu başarıda en büyük pay hangi iş kollarına ait oldu?
Büyümemiz tek bir şirketin performansına bağlı değil, grup şirketlerimizin birbirini tamamlayan yapısından kaynaklanıyor. Özellikle Omega Enerji Teknolojileri’nin pano üretimi ve ihracat tarafındaki güçlü performansı önemli katkı sağladı. Bunun yanında Omega Mühendislik’in yürüttüğü büyük ölçekli projeler ve ProAsist’in ülke çapına bakım, onarım ve teknik işletme alanlarındaki yaygın organizasyonu da büyümeyi destekledi. Bizim en önemli avantajımız, müşterilerimize yalnızca bir ürün ya da tek bir hizmet sunmuyor olmamız. Aynı proje içerisinde mühendislikten üretime, devreye almadan, arıza, bakım ve işletme süreçlerine kadar bütüncül çözümler sunabiliyoruz. Bu sinerji hem müşteri memnuniyetini artırıyor hem de sürdürülebilir büyümenin önünü açıyor.
İhracat oranınızı yüzde 65’e çıkarmayı hedefliyorsunuz. Hangi pazarlara odaklanıyorsunuz?
İhracat bizim için yalnızca yeni ülkelere satış yapmak anlamına gelmiyor. Asıl hedefimiz, bulunduğumuz pazarlarda kalıcı ilişkiler kurmak ve katma değeri yüksek projelerde yer almak. Bu doğrultuda Avrupa pazarı stratejik önemini korurken, Amerika pazarı, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türk Cumhuriyetleri de büyüme potansiyeli gördüğümüz bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle enerji altyapısı yatırımlarının hız kazandığı ülkelerde kaliteli pano üretimi ve mühendislik çözümlerine yönelik talebin arttığını görüyoruz. Üretim kalitemiz, uluslararası standartlara uygunluğumuz ve mühendislik deneyimimiz sayesinde bu pazarlarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyoruz. İhracatı sadece hacim olarak değil, marka değerimizi uluslararası ölçekte büyüten stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz.
Yeni girmeyi planladığınız ülkeler veya bölgeler var mı?
Her pazarı aynı şekilde değerlendirmiyoruz. Öncelikle yatırım hacmi, sanayi altyapısı, enerji projeleri ve uzun vadeli büyüme potansiyeli bizim için belirleyici kriterler oluyor. Şu anda farklı ülkelerde iş geliştirme çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Özellikle sanayileşme yatırımlarının hız kazandığı bölgelerde yeni iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte mevcut ihracat yaptığımız ülkelerde de daha fazla proje üstlenerek derinleşmeyi önemsiyoruz. Bizim yaklaşımımız mümkün olduğunca çok ülkeye girmekten ziyade, bulunduğumuz pazarlarda sürdürülebilir ve güçlü bir oyuncu haline gelmek.
Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ihracat stratejinizi nasıl etkiliyor?
Küresel pazarlarda faaliyet gösteren her şirket gibi biz de ekonomik gelişmeleri ve kur hareketlerini yakından takip ediyoruz. Ancak stratejimizi günlük dalgalanmalara göre değiştirmiyoruz. Rekabet gücümüzü üretim kalitemiz, operasyonel verimliliğimiz ve yüksek mühendislik kabiliyetimiz üzerine inşa ediyoruz. Dijitalleşme yatırımlarımız sayesinde maliyetlerimizi daha etkin yönetebiliyor, süreçlerimizi daha öngörülebilir hale getirebiliyoruz. Bu da değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlamamıza yardımcı oluyor. Bizim için sürdürülebilir ihracatın temelinde finansal esneklik kadar güçlü üretim altyapısı ve güvenilir iş ortaklıkları bulunuyor.
Omega Grup bünyesindeki farklı şirketler birbirlerini nasıl tamamlıyor?
Omega Grup’un en önemli gücü, şirketlerimizin birbirinden bağımsız değil, birbirini besleyen bir yapı içerisinde çalışması. Bir projeye yalnızca mühendislik, yalnızca üretim ya da yalnızca teknik hizmet perspektifiyle yaklaşmıyoruz. Omega Mühendislik proje ve taahhüt süreçlerini yönetirken, Omega Enerji Teknolojileri pano üretimiyle projeye değer katıyor, ProAsist ise işletme ve bakım süreçlerini üstlenerek sistemlerin uzun yıllar verimli şekilde çalışmasını sağlıyor. Mr Usta ise bu bilgi birikimini bireysel kullanıcılarla buluşturuyor. Böylece müşterilerimiz farklı çözüm sağlayıcılarla çalışmak yerine, tüm süreci tek bir yapı içerisinde yönetebiliyor. Bu yaklaşım hem operasyonel verimlilik sağlıyor hem de uzun vadeli iş birliklerini güçlendiriyor.
Türkiye genelinde elektrik, mekanik ve inşai bakım hizmeti vermek ciddi bir organizasyon gerektiriyor. Bu yapıyı nasıl yönetiyorsunuz?
Gerçekten de bu ölçekli bir organizasyonu yönetebilmek güçlü bir planlama ve teknoloji altyapısı gerektiriyor. Türkiye genelinde yaygın çözüm ortağı ağımızı standart operasyon süreçleriyle yönetiyor, tüm hizmetleri kendi geliştirdiğimiz yapay zeka ile desteklenen dijital platformlar üzerinden anlık olarak takip edebiliyoruz. Sahada gerçekleştirilen her işlem kayıt altına alınıyor, raporlanıyor ve performans verileri düzenli olarak analiz ediliyor. Bu sayede hangi şehirde olursa olsun müşterilerimize aynı hizmet standardını sunabiliyoruz. Bunun yanında sürekli eğitimlerle hem kendi ekiplerimizin hem de çözüm ortaklarımızın teknik yetkinliklerini geliştirmeye önem veriyoruz. Bence operasyonel başarının temelinde sadece organizasyon büyüklüğü değil, bu organizasyonu doğru teknolojiyle yönetebilmek yatıyor.
Kurumsal müşteriler ProAsist’i neden tercih ediyor?
Kurumsal müşteriler artık yalnızca arıza olduğunda müdahale eden bir hizmet sağlayıcı aramıyor; operasyonlarını kesintisiz sürdürebilecekleri güvenilir bir çözüm ortağıyla çalışmak istiyor. ProAsist tam da bu ihtiyaca cevap veriyor. Önleyici bakım yaklaşımımız sayesinde sorunlar oluşmadan önce gerekli aksiyonları alıyor, dijital takip sistemlerimizle tüm süreçleri şeffaf şekilde yönetiyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki yaygın hizmet ağımız sayesinde farklı lokasyonlardaki işletmelere aynı kalite standardıyla hizmet sunabiliyoruz. Bunun yanında müşterilerimizin teknik altyapılarını daha verimli hale getirecek öneriler geliştiriyor, enerji verimliliği ve operasyonel sürdürülebilirlik konusunda da destek sağlıyoruz. Bizi farklılaştıran en önemli unsurun, hizmet verdiğimiz işletmeleri kendi işimiz gibi sahiplenmemiz olduğunu düşünüyorum.
Mr Usta fikri nasıl doğdu?
Yıllardır kurumsal müşterilere teknik hizmet sunarken aslında benzer ve hatta kuru temizleme, taşınma gibi daha farklı ihtiyaçların bireysel kullanıcılar tarafında da yaşandığını gözlemledik. İnsanların en büyük sorunlarından biri güvenilir ustaya ulaşabilmekti. Teknik bilgiye sahip, işini zamanında yapan ve arkasında kurumsal bir yapı bulunan hizmet anlayışına ihtiyaç vardı. Mr Usta fikri de bu ihtiyaçtan doğdu. Amacımız yalnızca bir hizmet platformu oluşturmak değil, kullanıcıların güvenle tercih edebileceği yeni bir standart ortaya koymaktı. Bugün kurumsal tarafta edindiğimiz operasyon deneyimini ve kalite anlayışını bireysel kullanıcılarla buluşturarak günlük yaşamı kolaylaştıran çözümler sunuyoruz.
Güvenilir usta ağı oluştururken hangi kriterleri esas alıyorsunuz?
Bu konuda taviz vermediğimiz en önemli konu kalite standardı. Sisteme dahil olan ustaların mesleki yeterliliklerini, deneyimlerini ve referanslarını detaylı şekilde değerlendiriyoruz. Ancak bizim için teknik bilgi tek başına yeterli değil. İletişim becerisi, iş disiplinine sahip olması, müşteri memnuniyetine verdiği önem ve hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde koruyabilmesi de aynı derecede önemli. Hizmet sonrasında aldığımız geri bildirimleri düzenli olarak analiz ediyor, performans değerlendirmelerini sürekli güncelliyoruz. Böylece kullanıcılarımızın her hizmette aynı kaliteyi deneyimlemesini sağlamaya çalışıyoruz. Güvenin ancak sürdürülebilir kaliteyle oluşacağına inanıyoruz.
Kaynak Bilgisi:
Bu içerik, Marka Devleri editörleri tarafından hazırlanmıştır. Yazının tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden kopyalanması yasaktır.



















Yorum Bırak
E-posta adresin yayınlanmayacak. "*" ile gösterilen kısımlar zorunludur.