Dr. Murat Özyamanoğlu sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 20 yılı aşkın bir süredir profesyonel hayatın içindeyim. Kariyerime finans ve stratejik planlama alanında başladım. Bu süreçte finansal analiz, maliyet yönetimi, bütçeleme, raporlama, fizibilite çalışmaları, proje finansmanı, sermaye ve fon yönetimi ile vergi gibi birçok farklı alanda görev aldım. Basketbol kariyerimde edindiğim disiplin, takım bilinci ve liderlik anlayışı
Dr. Murat Özyamanoğlu sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
20 yılı aşkın bir süredir profesyonel hayatın içindeyim. Kariyerime finans ve stratejik planlama alanında başladım. Bu süreçte finansal analiz, maliyet yönetimi, bütçeleme, raporlama, fizibilite çalışmaları, proje finansmanı, sermaye ve fon yönetimi ile vergi gibi birçok farklı alanda görev aldım. Basketbol kariyerimde edindiğim disiplin, takım bilinci ve liderlik anlayışı profesyonel hayatıma yön veren temel değerler oldu.
Kariyerim başlarında ERP projeleri de başta olmak üzere birçok verimlilik ve geliştirme çalışmasında yer aldım. Sürekli gelişimi iş hayatımın temel bir parçası olarak görüyorum. Bu doğrultuda bir yandan profesyonel yetkinliklerimi güçlendirmeye çalışırken diğer yandan da akademik çalışmalarımı sürdürmeye önem verdim. Davranışsal Finans alanında tamamlamış olduğum doktora da bu yaklaşımın bir sonucu.
Genel müdürlük görevi ile birlikte tüm fonksiyonları kapsayan stratejik bakış açımı perçinleyen bir süreç başlamış oldu. Bu süreç, finansal bakış açısını şirketin genel stratejisiyle bütünleştirme yetkinliğimi daha da güçlendirdi. Bugün, finansal disiplin ile ticari vizyonu bir araya getirerek sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak çalışmalar yürütmeye odaklanıyorum.

Türkiye, üretim ve ihracat açısından Roca Grubu içinde nasıl bir konumda yer alıyor? Bölgesel büyüme stratejinizde Türkiye’nin rolü nedir?
Türkiye, Roca Grup’un küresel yapılanması içinde stratejik bir üretim ve ihracat merkezi olarak öne çıkıyor. Eskişehir fabrikamız, armatür ve gömme rezervuar ürün gruplarında Grup’un “Stratejik Üretim Tesisi” olarak tanımladığı üç fabrikadan biri. 40 bin metrekarelik tesisimizde yılda 1 milyonun üzerinde parça üretimi kapasitemiz var. Üretimimizin yüzde 75-80’ini başta EMEA bölgesi olmak üzere 170’ten fazla ülkeye ihraç ediyoruz. Bu yapı, Türkiye’yi küresel tedarik zincirimizin en önemli halkalarından biri haline getiriyor. Önümüzdeki dönemde kapasite artışı, otomasyon, enerji verimliliği, Ar-Ge ve ürün geliştirme yatırımlarıyla Türkiye’nin hem üretim hem de inovasyon açısından bölgesel merkez rolünü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde bir markanın hem büyümeyi hem de tüketici güvenini koruması için en kritik faktör sizce nedir?
Böyle dönemlerde en kritik başlık, markanın verdiği taahhütleri istikrarlı biçimde yerine getirmesi ve tüketiciyle güvene dayalı ilişki kurmasıdır. Artan maliyetler, tedarik zinciri baskıları ve finansmana erişimdeki zorluklar, şirketleri daha dikkatli planlama yapmaya yönlendiriyor. Bu ortamda tüketici; uzun ömürlü, verimli, kaliteli ve katma değerli ürünlere daha fazla yöneliyor. Bizim açımızdan verimlilik ve inovasyon bu sürecin iki ana aracı. Maliyet baskısını yönetirken ürün kalitesini, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve kullanıcı deneyimini korumak, markanın uzun vadeli güvenini destekleyen temel unsur oluyor.
Banyolar artık yalnızca işlevsel alanlar değil, yaşam alanının bir parçası olarak görülüyor. Sizce modern banyo tasarımında bugün en belirleyici trendler neler?
Modern banyo tasarımında estetik, konfor, hijyen, dayanıklılık, su ve enerji verimliliği birlikte ele alınıyor. Kullanıcılar banyoyu evin estetik devamı olarak görüyor; bu nedenle minimal çizgiler, mat yüzeyler, doğal tonlar ve mekansal bütünlük sağlayan tasarımlar öne çıkıyor. Akıllı klozetler, gelişmiş duş sistemleri, temassız çözümler ve kişiselleştirilebilir ürünler de talebi artırıyor. Lüks kavramı da bu dönüşümle birlikte görünümün ötesine geçerek kalite, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimiyle anlam kazanıyor.
Tasarım süreçlerinde profesyonellerden gelen geri bildirimler ürün geliştirmeye nasıl yansıyor?
Profesyonellerden gelen geri bildirimler özellikle proje segmentinde bizim için çok değerli. Mimarlar, geliştiriciler ve teknik ekiplerle erken aşamada bir araya gelerek ürün seçimleri, teknik şartnameler, ölçü uyumluluğu, montaj kolaylığı ve uzun vadeli performans gibi başlıklarda süreci birlikte ele alıyoruz. BIM object datalarını sunmamızın temel amacı da ürünlerin projelerde daha erken ve doğru şekilde seçilmesini sağlamak. Böylece ürünlerin 3D geometrisiyle birlikte teknik verilerini de paylaşabiliyor, hata payını azaltırken uygulama süreçlerini hızlandırıyoruz. Bu geri bildirimler ürün geliştirme yaklaşımımıza doğrudan katkı sağlıyor.
2026’nın ilk ayları itibarıyla yapı ve banyo sektörünün genel performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2026, dezenflasyonist politikaların sektöre yön verdiği, finansmana erişimin maliyetli kalmaya devam ettiği ve planlamaların daha temkinli yapıldığı bir yıl olarak öne çıkıyor. Konut kredilerine erişimdeki zorluklar son kullanıcı talebini etkilerken, sektörde bazı oyuncular likidite ve tahsilat baskısıyla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen banyo ürünleri sektörü, temel ihtiyaçlara hizmet etmesi ve yenileme talebinin sürekliliği sayesinde görece dirençli bir yapıya sahip. Yeni konut projeleri, kentsel dönüşüm ve renovasyon pazarı; ürün kalitesi ve çeşitliliği açısından talebi desteklemeye devam ediyor.
Yüksek faiz ortamı konut üretimini yavaşlatırken, bu durum Roca Türkiye’nin satış projeksiyonlarını nasıl etkiliyor?
Yüksek faiz ortamı konut üretimi ve yeni proje geliştirme iştahı üzerinde baskı oluşturuyor. Ancak banyo ürünleri pazarı, renovasyon, yenileme ve proje bazlı taleplerin desteğiyle dengeli bir yapı koruyor. Biz bu dönemi verimlilik, katma değer ve ürün çeşitliliği odağında yönetiyoruz. Satış projeksiyonlarımızda dengeli bir performans öngörürken, özellikle su ve enerji tasarrufu sağlayan, hijyen ve konforu öne çıkaran, inovatif ve sürdürülebilir ürünlerle pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz.
Türkiye’de maliyet yönetimi bugün üretici şirketler açısından ne kadar kritik hale geldi?
Maliyet yönetimi bugün üretici şirketler açısından rekabet gücünü belirleyen en kritik başlıklardan biri. Özellikle bizim gibi ihracat odağı olan firmalar için Türk Lirasının değerli Reel Efektif Döviz Kuru baskının iki yönlü olması sonucunu doğuruyor. Bu sebeple Türkiye’de üretim yapan şirketler hem iç pazardaki fiyat hassasiyetini hem de ihracat pazarlarındaki rekabet koşullarını aynı anda yönetmek zorunda. Biz Roca Türkiye olarak bu koşullara karşı en güçlü yanıtı verimlilik ve inovasyon alanında veriyoruz. Üretim süreçlerimizde otomasyon seviyesini artırmak, enerji verimliliği yüksek teknolojilere yatırım yapmak, kaynak kullanımını optimize etmek ve katma değerli ürünlere odaklanmak maliyet yönetimimizin temelini oluşturuyor.
Roca Türkiye’nin üretim kapasitesi içinde ihracatın payı ne seviyede? Önümüzdeki dönemde hangi pazarlara odaklanacaksınız?
Eskişehir fabrikamızda ürettiğimiz ürünlerin %75’ini ihraç ediyoruz. Başta EMEA bölgesi olmak üzere Roca’nın faaliyet gösterdiği 170’ten fazla ülkede Türkiye’de üretilen ürünlerimiz yer alıyor. Önümüzdeki dönemde mevcut ihracat pazarlarımızdaki etkinliğimizi artırırken, Orta Doğu ve Orta Asya gibi büyüme potansiyeli yüksek bölgelerde daha güçlü bir konumlanma hedefliyoruz. Kazakistan yatırımı da Orta Asya stratejimizin önemli bir parçası. Türkiye’nin üretim altyapısı, coğrafi konumu ve bölgesel erişim kabiliyeti bu pazarlarda bize önemli avantaj sağlıyor.
Türkiye’de yapı ve banyo sektörünün mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de yapı sektörü dönemsel yavaşlamalar yaşasa da uzun vadeli potansiyelini koruyor. Deprem bölgesine yönelik yatırımlar, kentsel dönüşüm, yenileme ihtiyacı ve konut stokunun niteliğini artırma gerekliliği banyo ürünleri sektörü için güçlü bir zemin oluşturuyor. Bununla birlikte yüksek faiz, maliyet artışları ve finansmana erişim koşulları sektörün daha seçici ve verimlilik odaklı hareket etmesine yol açıyor. Tüketici tarafında ise daha fonksiyonel, estetik, uzun ömürlü, hijyenik ve kaynakları verimli kullanan ürünlere yönelim güçleniyor.
Avrupa’daki ekonomik yavaşlama ihracat siparişlerini nasıl etkiledi?
Kaynaklarda Avrupa özelinde doğrudan sipariş düşüş oranı yer almıyor. Ancak genel ekonomik konjonktür, artan maliyetler, tüketici harcamalarındaki temkinli yaklaşım ve inşaat-renovasyon projelerindeki yavaşlama tüm pazarlarda daha dikkatli planlama ihtiyacı doğuruyor. Avrupa pazarında da rekabet fiyatın ötesinde kalite, verimlilik, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenilirliği üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle ihracatta pazar çeşitliliğini artırmaya, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminde verimliliği güçlendirmeye ve katma değerli ürünlerle rekabet etmeye odaklanıyoruz.
Bununla birlikte Polonya ve İngiltere gibi bizim için kritik ülkeler başta olmak üzere Grup firmalarımız satış kanallarını çeşitlendiriyor ve derinleştiriyorlar. Bu aksiyonların pozitif etkisi, daralan genel konjektüre rağmen, bize büyüme olarak yansıyor. Öte yandan Roca Türkiye olarak toplam kalitemiz ile öne çıkarak gün geçtikçe Grup içinde daha büyük bir pay alır hale geliyoruz. Bu da bizim için yine ihracat pazarında büyüme anlamına geliyor.
İç pazar mı yoksa ihracat mı bugün daha güçlü büyüme potansiyeli sunuyor?
Bugün her iki alan da farklı dinamiklerle büyüme potansiyeli sunuyor. İç pazarda kentsel dönüşüm, renovasyon ve tüketici beklentilerindeki değişim önemli fırsatlar yaratıyor. İhracat tarafında ise Türkiye’nin stratejik üretim merkezi rolü, EMEA bölgesine yakınlığı ve 170’ten fazla ülkeye uzanan Roca ağı daha geniş ölçekli bir büyüme alanı sağlıyor. Bu nedenle odağımızı iç pazar ve ihracat arasında bir tercih olarak ele almıyoruz; Türkiye’nin üretim gücünü her iki kanalda da daha verimli, daha katma değerli ve daha sürdürülebilir biçimde değerlendirmeye çalışıyoruz.
Roca Türkiye’nin 2026 vizyonunda hangi başlıklar öne çıkıyor?
2026 vizyonumuzda yeşil dönüşüm, üretim modernizasyonu, kapasite artışı, otomasyon, gömme rezervuar kapasitesinin artırılması, Ar-Ge ve ürün geliştirme başlıkları öne çıkıyor. Grup genelinde 2026 için enflasyon ve kur etkilerinden arındırılmış yüzde 10 büyüme planlıyoruz. Türkiye tarafında ise enerji verimliliği yüksek teknolojilere yatırım yaparak üretim gücümüzü artırmayı, sürdürülebilir üretim anlayışımızı daha ileri taşımayı ve Türkiye’yi hem üretim hem de inovasyon açısından bölgesel merkez haline getirmeyi hedefliyoruz.
Tüketicilerin banyo ve yaşam alanı tercihlerinde hangi yeni trendleri gözlemliyorsunuz?
Tüketiciler artık banyolarda konfor, hijyen, tasarım, dayanıklılık ve tasarrufu birlikte arıyor. Su ve enerji verimliliği sağlayan armatürler, akıllı klozetler, temassız çözümler, kişiselleştirilebilir duş sistemleri ve dijital kontrol sistemleri daha fazla ilgi görüyor. Türkiye’de fiyat-performans dengesi, uzun ömür ve satış sonrası hizmet güçlü kriterler olmaya devam ederken, estetik beklenti de yükseliyor. Kullanıcılar banyoyu yaşam alanının bir uzantısı olarak ele alıyor; bu nedenle fonksiyonel olduğu kadar tasarım değeri yüksek, sürdürülebilir ve kullanıcı deneyimini iyileştiren çözümlere yöneliyor.

Kaynak Bilgisi:
Bu içerik, Marka Devleri editörleri tarafından hazırlanmıştır. Yazının tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden kopyalanması yasaktır.
Yazı Bağlantısı: https://markadevleri.com/dr-murat-ozyamanoglu-markadevleri-coma-anlatiyor-turkiyede-banyo-trendleri-nereye-gidiyor/



















Yorum Bırak
E-posta adresin yayınlanmayacak. "*" ile gösterilen kısımlar zorunludur.