Sanat, deniz ve özgün deneyimlerin kesiştiği Art on the Boat, sessiz lüks anlayışını bambaşka bir rotaya taşıyor. İntersis Ajans Başkanı Demet Aydın ile bu özel projenin ilhamını, hikâyesini ve denizde şekillenen benzersiz deneyimini Markadevleri.com’a aktardı… Art on the Boat nasıl bir fikirle doğdu? Art on the Boat’ı 2025 yılında hayata geçirdik. İntersis Ajans olarak
Sanat, deniz ve özgün deneyimlerin kesiştiği Art on the Boat, sessiz lüks anlayışını bambaşka bir rotaya taşıyor. İntersis Ajans Başkanı Demet Aydın ile bu özel projenin ilhamını, hikâyesini ve denizde şekillenen benzersiz deneyimini Markadevleri.com’a aktardı…
- Art on the Boat nasıl bir fikirle doğdu?
Art on the Boat’ı 2025 yılında hayata geçirdik. İntersis Ajans olarak 25 Yıllık sektör deneyim ve tecrübemizi aktardığımız ,ruhumuzu taşıyan bir fikir oldu. İlk günden beri yapmak istediğimiz şey klasik anlamda bir festival düzenlemek değildi. Sanat, yelken, gastronomi ve müziği denizin doğal atmosferinde bir araya getirerek insanların sadece izleyici olmadığı, deneyimin parçası olduğu bir dünya yaratmak istedik.
Geçtiğimiz yıl ve bu yıl Kalamış’ta buluştuk. Ayvalık ise artık ikinci kez rotamızda artık 4. Art on the Boat Festivalini düzenlemiş olacağiz.
Çünkü Ayvalık’ın sanatla, denizle, gastronomiyle ve yerel kültürle çok güçlü bir ilişkisi var.
Bu yıl 5 Eylül’de Ayvalık Setur Marina’da yine tam gün sürecek bir Art on the Boat deneyimi yaşayacağız.
- Art on the Boat’ın bu yılki hikâyesi nedir?
Bu yılın teması “Reborn – Yeniden Doğuş.”
Ama bizim için yeniden doğuş, her şeyi unutup sıfırdan başlamak değil. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle başka bir yere dönüşmek.
Deniz de bunu çok güzel anlatıyor. Her gün aynı denize bakıyoruz ama hiçbir gün aynı denizi görmüyoruz.
Art on the Boat da biraz böyle. Her yıl aynı ruhu taşıyor ama yeni sanatçılar, yeni müzikler, yeni lezzetler ve yeni hikâyelerle yeniden doğuyor.
- “Sessiz lüks” kavramı Art on the Boat’ın neresinde?
Tam merkezinde.
Bizim sessiz lüks anlayışımız gösterişten uzak, seçici ve deneyim odaklı bir yaşam biçimi. Bir sanat eserinin karşısında gerçekten durabilmek, iyi müziği dinleyebilmek, güzel bir sofrada acele etmeden sohbet edebilmek, denizde rüzgârın sesini duyabilmek…
Bence günümüzün gerçek lüksü zaman.
Ve Art on the Boat biraz da zamanı yeniden hatırlatıyor.
- Bir de “sessiz seyir” diyorsunuz.
Evet. Çünkü yelken bizim için sadece bir spor değil, bir yaşam metaforu.
Sessiz seyir; hayatın hızını bir süreliğine azaltmak, dışarıdaki gürültüyü kısmak ve kendi rotanı yeniden duyabilmek.
Rüzgârı değiştiremezsiniz. Ama yelkeninizi değiştirebilirsiniz.
- Bu yıl Ayvalık’ta ziyaretçileri neler bekliyor?
Ayvalık Sailing ekibiyle gerçekleştireceğimiz buluşmalar da bu yüzden bizim için çok değerli.
Gerçek anlamda dolu bir gün.
MasterChef Mehmet Yalçınkaya gastronomi tarafında bizimle olacak. Kürşat Başar Trio müzikle günün ruhuna eşlik edecek.
Küçükköy’den sanatçıların resim ve heykel sergileri olacak. Kakapedia dans grubunun gösterileriyle beden ve sanat buluşacak. Ayvalık Sailing ekibiyle denizin ve yelkenin enerjisini yaşayacağız.
Bütün bunların yanında sohbetler, karşılaşmalar ve sürpriz deneyimler olacak.
Yani sanat sadece izlenmeyecek, müzik sadece dinlenmeyecek, gastronomi sadece tadılmayacak.
Hepsi aynı hikâyenin içinde yaşanacak.
- Yerel sanatçılara neden özellikle yer veriyorsunuz?
Çünkü bir şehri gerçekten tanımak istiyorsanız, sadece sokaklarını değil, sanatçılarını da tanımanız gerekir.
Ayvalık’ın ve özellikle Küçükköy’ün çok güçlü bir sanat üretimi var. Biz Art on the Boat’ı farklı coğrafyalardan gelen insanların buluştuğu ama o coğrafyanın kendi sesini de duyurduğu bir platform olarak görüyoruz.
Bu nedenle yerel sanatçılar bizim için festivalin “misafiri” değil, hikâyenin sahibi.
- Art on the Boat neden sadece bir gün?
Çünkü hayat da tek bir gün gibi.
Uzun günler insana seçenek verir. Tek gün ise seçim yaptırır.
Biz de Art on the Boat’ı yılın her günü devam eden bir etkinliğe dönüştürmek yerine, “O gün orada olmalıyım” duygusu yaratmak istiyoruz.
5 Eylül’de Ayvalık’ta bir gün var.
Ve o gün kaçırıldığında, aynı deneyimin aynısını başka bir gün yaşama ihtimaliniz yok.
Bence bu da hayatın kendisine çok benziyor.
- Burada Alice Harikalar Diyarında’ya da bir gönderme var mı?
Aslında evet.
Alice yol ayrımında Tavşan’a hangi yolu seçmesi gerektiğini soruyor. Tavşan da ona, nereye gitmek istediğini bilmediği sürece hangi yolu seçtiğinin çok da önemli olmadığını söylüyor.
Hayatta da çoğu zaman önümüzde onlarca rota var. Ama asıl soru şu:
Nereye gitmek istiyoruz?
Art on the Boat biraz bunun üzerine düşündürüyor bizi. Rotayı seçmeden önce kendimize bakmamızı istiyor.
- Küçük Prens de bu hikâyenin bir parçası mı?
Kesinlikle.
Küçük Prens’in gülüne verdiği anlam çok kıymetli. Çünkü bir şeye verdiğimiz zaman, emek ve sevgi onu bizim için benzersiz hâle getiriyor.
Biz de Art on the Boat’ta buna inanıyoruz.
Bir sanat eserini özel yapan sadece sanatçısı değildir; ona bakan kişinin kurduğu bağdır.
Bir sofrayı özel yapan sadece yemek değildir; o sofrada paylaşılan hikâyedir.
Bir günü özel yapan da takvimdeki tarihi değil, ona verdiğimiz anlamdır.
- O zaman Art on the Boat aslında ne anlatıyor?
Bence bize şunu hatırlatıyor:
Hayatın bir rotası var ama haritası yok.
Bazen durmak, bazen yelken açmak, bazen yön değiştirmek gerekiyor.
Bazen de sadece denize bakıp sessiz kalmak…
Art on the Boat; sanatın, müziğin, gastronominin ve yelkenin bir araya geldiği bir festivalden daha fazlası.
Bir günlüğüne hayatın sesini kısıp kendi rotamızı dinlediğimiz bir buluşma.
Ve belki de bu yüzden sadece bir gün sürüyor.
Çünkü bazı deneyimler uzun sürmek için değil, unutulmamak için yaşanır.
- Art on the Boat’ı tek cümleyle anlatmanız gerekse?
Bir gün. Bir rota. Bir hikâye.
- Art on the Boat’tan geriye ne kalmasını istiyorsunuz?
İnsanların “Bir festivale gittim” demesini istemiyoruz.
“Bir an durdum. Bir şey hissettim. Yeni bir şey keşfettim. Bir insanla tanıştım. Bir lezzeti hatırladım. Denizi başka türlü gördüm.” desinler istiyoruz.
Çünkü bizim için gerçek lüks, hayatı daha çok tüketmek değil, daha çok hissetmek.
Kaynak Bilgisi:
Bu içerik, Marka Devleri editörleri tarafından hazırlanmıştır. Yazının tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeden kopyalanması yasaktır.
Yazı Bağlantısı: https://markadevleri.com/bir-gun-bir-rota-bir-hikaye-art-on-the-boat-sessiz-luksun-denizdeki-hali/





















Yorum Bırak
E-posta adresin yayınlanmayacak. "*" ile gösterilen kısımlar zorunludur.